Burgazada
Perşembe, 21 Nisan 2011 23:27

Bakkal Necmi

1964 kararnamesi yüzünden Yunanistan'a göç etmek zorunda kalan Bakkal Sari, altında dükkânının yer aldığı evini yeni emekli olan Burgazada'nın komiseri Ahmet Akgün'e satmıştı. Komiser Ahmet de evi oturması, dükkânı işletmesi için oğlu Necmettin'e verdi.

Necmettin Burgazada'nın yeni yetmelerinin hepsinin "Necmi abi"siydi ve çok sevilirdi. Yeni yetmelerin biri de gazeteci yazar Engin Aktel'di. Engin arkadaşlarıyla birlikte dükkâna girer, kalabalıktan istifade, bir kenarda yan yana duran teneke bisküvi kutularını açar hepsinden birer tane alıp yer ve arkadaşlarına da verirdi. Necmi abileri durumu fark edip, "Hoop, hoop!" diye bağırdığında, Engin, "Kalite kontrolü yapıyorum" derdi. Para ödemeden çıkıp giderlerdi. Bazı günler gelip meşrubat içerlerdi, Necmi abileri yine ses etmezdi.

Ay sonunda, Necmettin Akgün hiç kaçırmaksızın hepsini listelediği "çalıntıların" parasını onlardan ister ve alırdı. Daha büyüyünce, geceleri dükkânın arka bahçesinden ucuna torik iğnesi bağladıkları balık oltasıyla bira kasası çekmeye kadar vardırdılar işi ama ay sonunda hesabın kendilerine çıkarılmasından kurtulamadılar. Necmi abileri çok toleranslıydı, asla kızmazdı ama gözünden bir şey kaçmazdı. Bakkal Necmi vefat ettikten sonra yerine manav dükkânı açıldı.

Kategori Adalılar
Salı, 13 Eylül 2011 23:46

Erdem Sökmen

Babasının akordeon sesleriyle büyüyen ve bundan çok etkilenen sanatçı, 12- 13 yaşlarındayken Rafi Arslanyan'dan gitar dersi alan ağabeyinin klasik gitar sesleriyle çok ilgilenmiştir. Daha sonra kendisi de önce Raffi Arslanyan'dan gitar dersi ve Okan Demiriş’den özel solfej armoni dersleri alarak, İstanbul Devlet Konservatuarı Kompozisyon Bölümü'nde eğitimine başlamıştır. Bu bölümde okurken gitar bölümü de açılmış ve Carlo Domeniconi ile çalışmıştır. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda hoca oldmuştur. Burada hocalık yaparken aynı zamanda yüksek lisans ve sanatta yeterlilik eğitimini İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda tamamlamıştır. Bu klasik müzik yaşamı dışında,sanatçının Levent Altındağ ile birlikte kurduğu ve 2004 yılından beri faal olarak çalıştığı "Passiflora" adlı bir caz grubu vardır. Bunun dışında çeşitli sanatçıların albüm kayıtlarında ve sahne performanslarında katkılar sağlamaktadır.
Salı, 13 Eylül 2011 23:37

Didem Dermen

Salı, 20 Eylül 2011 14:54

Kriton Markoğlu

Milli Sutopu oyuncusu.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 13 Eylül 2011 23:48

Ergican Saydam

Salı, 20 Eylül 2011 13:25

Deniz Ojalvo

Sutopu ve yüzme.
Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 19 Eylül 2011 22:50

Aleko Sofyanidis

Beyoğluspor, Taksimspor, Beşiktaş, AEK ve  Panachaiki klüplerinde oynadı. 1933-2010 yılları arasında Türk ve Yunan milli takımlarında görev aldı.
Kategori Adalı Sporcular
Salı, 13 Eylül 2011 17:43

Ataman Demir

İzmir'de doğdu. 1963'te Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ) bitirdi. Aynı yıl asistan olduğu Akademi'de 1974'te doçentliğe, 1988'de profesörlüğe yükseldi ve 2003'te emekliye ayrıldı. Üniversite'deki eğitim görevinin yanı sıra mesleğini de sürdürerek çeşitli projeler hazırladı, birçoğunun uygulamalarını gerçekleştirdi, proje yarışmalarında ödüller kazandı. Halen (2011) Mimar Sinan Güzel Sanatlar ve Işık Üniversitelerinde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 23:29

Nvart Andreasyan

Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:43

Dr. Selahattin Savaşkan

Dr. Selahattin Savaşkan Burgazada'nın çok sevilen, sayılan belediye hekimiydi. Uzun boylu, güler yüzlü, yardımsever bir insandı. Düşüp yaralanan çocukların kurtarıcısıydı. Çok kibardı. Karşılaştığı kadınları eğilerek selamlardı.

Eşi Melahat hanımla aşklarının tek pürüzü Selahattin beyin içki kaçamaklarıydı. Kaçamak arkadaşları Sait Faik Abasıyanık, Mülkiyeli balıkçı Muvakkar Orhon, Genco Erkal'ın babası Reşat bey; Melahat hanım tarafından basılmamak için çareyi lokantada değil Papu Pandeli'nin sütçü dükkânında içmekte buldular ama olmadı. Sonunda çok güvenli bir mekân keşfettiler: Cennet Yolu'ndaki, Kınalıada'ya bakan mezarlığın yanı başına, açıktaki gemileri demir atmamaları konusunda uyarmak için dikilen ışıklı çapanın altı... Melahat hanımın mezarlıkta içeceklerini tahmin edemeyeceğini, etse bile akşam karanlığında mezarlığa girmekten korkacağını düşündüler ve haklı çıktılar. Orada çok gün batırdılar ama hiç basılmadılar.Yıllar geçti, Selahattin bey vefat etti. Burgazada Mezarlığı'nda yer kalmamıştı. Hatırlı insanlar araya girip yer buldular. Melahat hanımın basamadığı tek yer olan o ışıklı çapanın altındaydı mezar yeri. Bir süre sonra Melahat hanım da vefat etti ve o çapanın altında eşiyle buluştu.

Sayfa 1 / 12
Buradasınız: Home Adalar Burgazada