Burgazada
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:10

Nahiye Müdürü Zühtü

6-7 Eylül savunmasını düzenleyen Burgazadalılardan.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:33

Sevin Zorlu

Büyükadalı gazeteci, yazar ve çevirmen Sevin Zorlu, 1925'ten Atatürk'ün ölümüne kadar Dışişleri Bakanlığı yapan Tevfik Rüştü Aras'ın torunu ve damadı Fatin Rüştü Zorlu'nun biricik kızıydı. 1936 yılında doğduğunda dedesi İstanbul ve Çanakkale boğazlarının statüsünü görüşmek üzere İsviçre'nin Montrö kentindeydi. Torununun doğum haberini alan Tevfik Rüştü Aras, Cumhurbaşkanı Atatürk'e bir telgraf çekerek sevincini paylaştı. Selanik'ten beri yakın dostu ve mücadele arkadaşı olan bakanıyla aynı duyguları paylaşan Atatürk de bir yanıt telgrafı gönderdi: "Bugün ülkemiz için çok güzel bir gün. Adı 'Sevin' olsun..." Çocukluk yıllarından başlayarak yazları Büyükada'da oturan gazeteci Sevin Zorlu 1970'li yıllarda sık sık teknesine biner, Yörükali plajına demirler ve akşam geri dönerdi. Oğlu Aslan Fatin Yener annesinin bu davranışını tuhaf bulur, "Yörükali çok kalabalık, tekne dolu. Başka bir koya gitsene anne" derdi... Annesi, "Yok canım, orası iyi" der, bildiğini yapardı. Sevin Zorlu, ölümünden 15 gün önce oğluna gerçeği itiraf etti: "Ben niye oraya gidiyordum biliyor musun? Saat beşten sonra poyraz çıkar, teknenin burnu Yassıada’ya döner. Ben de babamın şerefine bir bardak bir şey içerdim"... Sevin Zorlu 2006 yılında vefat etti.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 13:04

Konstantinos Katakuzinos (Koço Kalfa)

Nikola Kalfa’nın oğlu, Yorgo Kalfa’nın torunu. Büyükada’da Sedat Hakkı Eldem (Rıza Derviş Evi), Abdurrahman Hancı, Asım Mutlu, İlya Ventura gibi mimarlarla çalıştı. Şakir Paşa’nın mezarını inşa etti.

... Koço Kalfa, duvar ustasının ördüğü taş duvarı, konağı çepeçevre dolanan iskelede son kez denetledi ve işi paydos etti. Yorgun adımlarla kahvehaneye doğru yöneldi. Kalfa arkadaşlarıyla birkaç el prafa oynadıktan sonra, birlikte Topal Yorgo'nun meyhanesine gittiler. Koço Kalfa havadan sudan bir sohbet eşliğinde iki tek attı ve veda edip çıktı. Yamalaki fırınının mis kokulu ekmeğini, az önce gazeteci bayan Hiristina Ksidas'tan aldığı akşamları yayınlanan Apoyevmatini gazetesine sardı ve evinin yolunu tuttu. Büyükadalı Konstantinos Katakuzinos ya da bilinen adıyla Koço Kalfa, adalardaki Rum inşaat kalfaları geleneğinin son temsilcilerindendi. Dedesi Yorgo Kalfa, babası Niko(laos) Kalfa'ydı. Onun bilgi birikimi ve emeğinin izleri pek çok yapıda hâlâ görülüyor. Abdurrahman Hancı, Asım Mutlu, Elio Ventura, Edmond Sarfati gibi pek çok ünlü mimarın kalfalığını yaptı. Oğlu Niko'ya göre Katakuzinos soyadı Bizans döneminden kalmaydı ve Trabzon'da yine inşaatçılıkla uğraşan asil bir aileden geliyorlardı. Büyükada'ya göç etmeleri ise sürgün yüzündendi...Koço Kalfa iki dünya savaşı gördü, pek çok badireden geçti. 1955'te 6-7 Eylül olayları sırasında evleri yağmalanıp harap edildi ancak komşuları ve dostları Salih Peker'in evinde saklandıkları için onlara bir şey olmadı. Kalfa, Yunanistan'a kaçıp gitmek bir yana, kalktı yepyeni bir ev inşa etti ailesine. Uzun yaşamı boyunca dostlarının kimi öldü, kimi Yunanistan'a göç etti; bir zamanlar 50 bin satan Apoyevmatini'nin tirajı 500'e düştü ama o adasını asla terk etmedi. Koço Kalfa 2008 yılında 103 yaşında vefat etti ve Büyükada'ya gömüldü.

Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:29

Reşat Erkal

Genco Erkal'ın babasıdır.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:46

Uskuhi Akdeniz

Horoz Reis'in annesidir.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 17:58

Hampar

Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:43

Dr. Selahattin Savaşkan

Dr. Selahattin Savaşkan Burgazada'nın çok sevilen, sayılan belediye hekimiydi. Uzun boylu, güler yüzlü, yardımsever bir insandı. Düşüp yaralanan çocukların kurtarıcısıydı. Çok kibardı. Karşılaştığı kadınları eğilerek selamlardı.

Eşi Melahat hanımla aşklarının tek pürüzü Selahattin beyin içki kaçamaklarıydı. Kaçamak arkadaşları Sait Faik Abasıyanık, Mülkiyeli balıkçı Muvakkar Orhon, Genco Erkal'ın babası Reşat bey; Melahat hanım tarafından basılmamak için çareyi lokantada değil Papu Pandeli'nin sütçü dükkânında içmekte buldular ama olmadı. Sonunda çok güvenli bir mekân keşfettiler: Cennet Yolu'ndaki, Kınalıada'ya bakan mezarlığın yanı başına, açıktaki gemileri demir atmamaları konusunda uyarmak için dikilen ışıklı çapanın altı... Melahat hanımın mezarlıkta içeceklerini tahmin edemeyeceğini, etse bile akşam karanlığında mezarlığa girmekten korkacağını düşündüler ve haklı çıktılar. Orada çok gün batırdılar ama hiç basılmadılar.Yıllar geçti, Selahattin bey vefat etti. Burgazada Mezarlığı'nda yer kalmamıştı. Hatırlı insanlar araya girip yer buldular. Melahat hanımın basamadığı tek yer olan o ışıklı çapanın altındaydı mezar yeri. Bir süre sonra Melahat hanım da vefat etti ve o çapanın altında eşiyle buluştu.

Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:30

Salih Peker

Pazartesi, 19 Eylül 2011 17:59

Horoz Reis Berç Yetvart Akdeniz

Adalılar sedyedeki yaşlı adamı elbirliğiyle Horoz Reis'in teknesine yerleştirdi. Kartal'a dümen tutan tekne Büyükada'dan açıldıkça lodos deli gibi bindirdi. Horoz Reis, karanlıkta görünmeyen dalgaları hissediyor, tekneyi onların suyuna göre yönetiyordu. Kartal'ın karanlığın içinde göz kırpan ışıkları yaklaştıkça dalgalar büyüdü. Dümeni tutmak bile zordu ama Horoz Reis, güçlü kasları ve bilgisiyle baş etti. Hasta karaya çıkarılırken Horoz Reis refakatçisinin kulağına eğildi, "Arabaya verecek paran var mı" diye sordu. Olmadığını bakışlarından anladı, bir miktar parayı onun cebine sokuşturdu... Balıkçı Artin ve eşi Uskuhi'nin 1926 yılında doğan ve baba mesleğini seçen iki metreye yakın boyda, yüz yirmi kiloluk sarışın, çakır gözlü oğlu Berç Yetvart Akdeniz, kimilerine göre adaların Hızır'ı kimilerine göre de Poseidon'uydu. İyi yüreği, güçlü kolları ve motoruyla inancına ya da ekonomik düzeyine bakmaksızın hasta olan herkesin imdadına koşardı. Sonbahar ve kışları ığrıp ağıyla balıkçılık yapar; ilkbahar ve yazları tayfalarıyla birlikte yazlıkçıların tekne bakımlarını üstlenirdi. Ünlü "Horoz" lakabını ise çocukluk yıllarında kazanmıştı. Yoksulluk ve yoksunluk yıllarında çok sevdiği tahtadan yapılmış yegane oyuncağı horozu kaybedince ardından aylarca ağlamış ve adı o günden itibaren "Horoz" olarak kalmıştı. Babasının ardından balıkçı reisi olunca da aynı lakapla anılmaya devam etti. Horoz Reis, 1978 yılında henüz 52 yaşındayken kalp krizi yüzünden hayata veda etti. Galatasaray'daki Üç Horon Ermeni kilisesindeki kalabalık törenin ardından pek çok teknenin katılımıyla kendiliğinden oluşan görülmemiş büyüklükteki bir deniz konvoyuyla Kınalıada'ya götürüldü ve defnedildi. Adı bugün hastaları ana karaya götürmekle yükümlü belediyeye ait cankurtaran motoru Horoz Reis'te yaşatılıyor.
Pazartesi, 19 Eylül 2011 21:25

Polis Komiseri Ahmet

6-7 Eylül savunmasını düzenleyen Burgazadalılardandır.
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Burgazada Etikete göre gösterilenler Adalar'da İz Bırakanlar