Büyükada
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:31

Hayko

Salı, 13 Eylül 2011 16:34

Abdurrahman Hancı

İstanbul'da doğdu. Güzel Sanatlar Akademisini (bugün MSGSÜ) 1946'da bitirerek Fransa'ya gitti ve bir süre ünlü mimar Augıste Perret'in yanında çalıştı. 1953'te Turgut Cansever ile birlikte Büyükada Anadolu Klübü'nün otel binası için açılan yarışmayı kazandı. 1953'te yeniden Fransa'ya gitti; önce NATO Genel Merkez Binası'nın yapılmasına katıldı. Ardından serbest mimar olarak çalıştı.1966'da yurda döndükten sonra mesleki çalışmalarını sürdürdü. Mimari proje yarışmalarında çeşitli dereceler de kazanan ve 1996' da Mimarlar Odası'nın verdiği Büyük Ödül'e (Sinan Ödülü) değer bulunan Hancı İstanbul'da öldü.
Salı, 31 Ocak 2012 16:01

Hasan Fetihi

Aslen İranlı’dır. 1927’de, Lefter’den 3 yıl sonra, Başkale’ye 1 saat mesafede, Şahpur’da doğdu. Babamsı 4 yaşındayken öldmüş, 7 kardeş yetim kalmış. İlkokula bile gitmemiş. O yüzden Farsça bilmiyor, sonradan kendi kendine Türkçe öğrendi. Rus Harbi sonrası dayısının oğluyla huduttan kaçmış. Karısının da anası Türk, babası İranlı. Burada tanışıp, 1958’de evlendiler. Karısı 15 yaş küçük.

İzmirli bir tüccarın yanında işe girdi. O ölünce çocukları “Hasan Amca sen devam et” demiş, sonra kendi işini kurdu. Bekarlığı Cihangir’de geçti. O zamanlar Rumlarla hep bir aradalarmış. Cihangir şöyle böyle olunca Şişli’de bir daire satın aldı. "Bir ara çok bozuldu Cihangir, şimdi düzelmeye başladı..." Sonra Büyükada’yı keşfetti.

"Adada dolaşıyordum, Lefter de aynı şekilde. Bulduk birbirimizi. Yıl 1950…"

Perşembe, 15 Eylül 2011 10:57

Ateş Evirgen

1996 yılında, ülkemizde ilk defa sualtı fotoğraf ve film ekipmanları ithalatı ve pazarlamasını yapan Promar Deniz Malzemeleri Tic. Ve Turizm A.Ş 'ni kurdu. Halen bu şirketin Yönetim Kurulu başkanlığı yanında Sualtı fotoğrafçılığını yaymak ve daha bilinçli bir sualtı toplumu oluşmasına yardımcı olmak amacıyla Sualtı Dünyası / Marine Photo dergisini hayata geçirdi. Bugüne kadar 110 sayısı yayımlanan dergi 111 sayıdan itibaren on-line olarak yayın hayatını sürdürmektedir. Galapagos, Kuzey Kutbu, Güney Kutbu, Maldivler, Endonezya, Kızıldeniz, Mikronezya gibi dünyanın birçok dalış bölgelerinde dalışlar yaparak sualtı fotoğrafları çekti.

Bir çok kuruluşun ve derneğin karma sergilerine fotoğraf vermesi yanında 1992 yılında İstanbul'da 1993 yılında da Bursa'da iki kişisel sualtı fotoğrafları sergisi açtı. 1992 yılındaki sergi ülkemizdeki ilk kişisel sualtı fotoğrafları sergisidir.

Kategori Adalı Ressamlar
Cuma, 22 Nisan 2011 09:42

Dimitri Mandacıoğlu

Büyükadalı bakkal Aleko Mandacıoğlu'nun 1927 doğumlu oğlu Dimitri, askerliğini Yassıada'da yedek subay olarak yaptı. Çok yakışıklıydı. Hafta sonları üniformasıyla adaya geldiğinde tüm genç kızların soluğu kesilirdi. Askerlik sonrasında babasının dükkanında çalışmaya devam etti. 1954 yılında bakkal Toma'nın güzel kızı Eleni ile evlendi. Kısa süre sonra kızları Lidya dünyaya geldi.

Dimitri Mandacıoğlu daha sonra Turizmle uğraşmaya başladı. Anadili Rumcayla beraber üç dil biliyordu. Emekli olduktan sonra, Turizm konusundaki deneyimini Büyükada için değerlendirmeye karar verdi ve Büyükada İskelesi'ndeki danışma bürosunda gönüllü tercüman ve danışman olarak görev aldı. Artık her gün, tertemiz giysileri ve hâlâ yakışıklı pırıl pırıl yüzüyle, bir ev sahibi heyecanıyla yerli-yabancı turistleri bekliyordu. İhtiyaç duyan herkese, Büyükada ve adalar konusundaki engin bilgisiyle yardımcı olur, yol gösterirdi.

Yeni tanıştığı insanlarla dostlukları biraz ilerlediği zaman ilk işi, cüzdanından çıkardığı bahriye üniformalı yakışıklı fotoğrafını onlarla paylaşmak olurdu.

Büyükada veya adalarla ilgili her sorunda, her toplantıda mutlaka görev alır, fikirleri ve deneyimiyle katkıda bulunurdu. Genç-yaşlı herkesin dostu, ağabeyi ve amcasıydı.

Dimitri Mandacıoğlu 2006 yazında çok sevdiği adasına ve hayata veda etti.

Kategori Adalılar
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:30

Balıkçı Haralambos Davula

Büyükadalı balıkçı Haralambos kayığını yalının önündeki iskeleye ustalıkla yanaştırdı. Balıkçılık arkadaşı Troçki ve korumaları onu iskelede bekliyordu. Hemen açıldılar... Sovyet Devrimi’nin liderlerinden Lev Davidoviç Troçki, Politbüro'daki siyasi rakipleri olarak gördüğü tüm eski yoldaşlarını yok eden ya da çevresinden uzaklaştıran Stalin tarafından 1929 yılında ülkesinden kovulduğunda İstanbul'a gelmişti. 4 yıllık İstanbul yaşamının çoğunu Büyükada'da geçirdi. Adada Stalin yönetimini eleştiren ve devrimin nasıl sürekli olacağını tartışan kitaplar yazan Troçki, kalan tüm zamanını balık avlamaya ayırıyordu. Balıkçılık arkadaşı dönemin önemli balıkçılarından Haralambos Davula'ydı. İkili, Haralambos'un sandalıyla yalnızca onun bildiği balık yataklarında avlanırken, silahlı korumalar onlara nezaret ederdi. Troçki Sovyet ajanları tarafından her an öldürülebilirdi çünkü. Türkiye'yi terk etmesinin ardından Fransa ve Norveç'te pek hoş karşılanmasa da bir süre barınmaya çalışan Troçki, çareyi Meksika'ya yerleşmekte buldu. Pek çok suikast girişiminden kurtuldu ancak 20 Ağustos 1940'ta, Meksiko'da ajan Ramón Mercader tarfından bir buz baltasıyla ağır yaralandı ve ertesi gün öldü.
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:43

Zeki Sayar

İstanbul’da doğdu. 1923’te girdiği Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (bugün MSGSÜ) dönemin önemli mimarlarından Vedat Tek ve Guilio Mongeri’nin öğrencisi oldu. 1928’de mezuniyetinden sonra serbest mimarlık yapmaya başladı. İstanbul Şehir Meclisi üyeliğinde bulundu, imar ve bütçe komisyonlarında çalıştı. Güzel Sanatlar Birliği Mimarlık Kolu Başkanlığı, İdare Heyeti Üyeliği, Türk Yüksek Mimarlar Birliği’nin İstanbul Şubesi Başkanlığı'nı yaptı. Mimarlar Odası’nın kurulması çalışmalarına katıldı. Bir yandan proje yarışmalarına girerken, ev ve apartmanlar başta olmak üzere mimari uygulamalar da gerçekleştirdi.
1931’de Abidin Mortaş ve Abdullah Ziya Kozanoğlu ile birlikte Mimar dergisini çıkarmaya başladı. 1935’te adı Arkitekt olarak değişen dergiyi 1941’den 1980’e kadar yalnız başına yayımladı. Arkitekt, yayımlandığı 50 yıl boyunca Modern Mimarlığı savunduğu gibi, mimarlıktan başka kentbilim, yapı mühendisliği, sanat tarihi, arkeoloji, belediyecilik ve turizm gibi konulara da yer verdi. Uzun yıllar Türk mimarlarının tek iletişim aracı oldu, yabancı mimarlara karşı Türk mimarlarını savundu. 1962'de Büyükada'da kendi evini inşa etti. Sayâr’a 1972’de Türk mimarlığını ve güzel sanatlarını tanıtmada gösterdiği çaba nedeniyle GSA tarafından onursal doktorluk unvanı, 1981’de Mimarlar Odası tarafından Onur Plaketi verildi. 1988’de Mimarlar Odası’nın Mimarlığa Katkı Başarı Ödülü’ne değer bulunan Sayâr 2000’de İstanbul’da yaşama veda etti.

Salı, 13 Eylül 2011 19:29

Haralambos Tomaidis Kalfa

Büyükada'da birçok inşaatın kalfalığını yaptı.
Salı, 20 Eylül 2011 15:34

Olcay

Zamanının çoğunu hâlâ Büyükada'da geçiriyor.
Kategori Adalı Sporcular
Çarşamba, 14 Eylül 2011 08:14

Asım Mutlu

İstanbul'da doğdu. Mimarlık öğrenimini yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi'ni (bugün MSGSÜ) 1936'da bitirdi. 1940'ta Akademi'ye asistan olarak girdi. 1969'da profesör oldu; 1983'te emekliye ayrıldı. Hocalığın yanı sıra Akademi'de yönetim görevlerinde de bulundu. Bir yandan yalnız ya da meslektaşlarıyla ortak olarak çeşitli mimari uygulamalar yaptı. Yarışmalarda birinci gelerek projelerini hazırladığı Antalya/Aksu ve Kastamonu/Gölköy Köy Enstitüleri inşa edildi. Büyükada'da da 1941 yılında Ahsen Yapar ile Dört Evler'i inşa etti. İtalya ve Fransa devletlerinin liyakat nişanı verdiği Mutlu, İstanbu'da öldü.
Sayfa 1 / 16
Buradasınız: Home Adalar Büyükada