Heybeliada
Salı, 06 Kasım 2012 11:11

Dimitri Manos

Heybeliadalı Prodromos isimli balıkçının oğludur. Zoğrafyon Lisesi’nde öğretmenlik yapan Dimitri Manos 1954’te okuldan ayrıldı. Yunanistan’da yaşamaya başladı. Yunanistan’da kolejde profesörlük yaptı. Bakanlıkta çalıştı. 2003 senesi civarında hayatını kaybetti.
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:15

Yesârî Âsım Arsoy

Türk Müziği; ölümsüz Ada şarkılarının bestekârı. Adalar, O’nun şarkılarında bir başka anlama büründü; O ve Adalar sonsuzluğa kanat açtılar, birlikte ölümsüzleştiler… “Biz Heybeli’de her gece mehtâba çıkardık” / “Çamlarda şafak rengi gibi gönlüme aktın” / “Alsam adanın dilberini çamlara gitsem” / “Ada günden güne âhûlara mesken oluyor” / “Adalar’dan bir yâr gelir bizlere” ve daha niceleri... Babası gibi solak olduğu için "Yesari" lakabıyla anılan Yesârî Asım Arsoy'un şarkılarında olduğu kadar hayatında da Heybeliada'nın önemli bir yeri vardı. Hayat arkadaşı, "Fanika"sı Suzan hanımla da orada tanışmıştı. 200'den fazla şarkısından birkaçı: "Yar yolunu kolladım", "Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır", "Yar saçların lüle lüle", "Akasyalar açarken"...
Salı, 20 Eylül 2011 15:24

Namık Erman

Kategori Adalı Sporcular
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 09:49

Anastas ve Andon Prokos

Anastas Prokos, babası öğretmen Andon genç yaşta hayata veda edince, annesi ve dört kardeşinin geçimini sağlamak için eğitimini yarıda bırakıp, Büyükada Rum Yetimhanesi'nin revir ve eczanesinde işe girdi. Orada eczacı kalfası olan Anastas bir süre sonra Heybeliada'ya geçerek, Sıdıka hanımın Heybeliada Halk Eczanesinde çalışmaya başladı. Kendisi gibi Heybeliada'da oturan kardeşleri Ekaterina ve Angelos bu sırada verem hastalığına kurban gitti. Anastas, Heybeliadalı Katina ile evlendi ve iki çocukları oldu. 1927 yılında doğan ikinci çocuğuna babası Andon'un adını verdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Atina'ya akraba ziyaretine giden kardeşi Apotolos orada Alman işgaliyle karşılaştı, tutuklanıp sorguya götürülürken öldü. Anastas 1948 yılına kadar eczanede doktorların yazdığı ilaçları hazırladı, iğne yaptı, tansiyon ölçtü. Heybeliadalılar tarafından çok seviliyordu. Küçük bir sermaye biriktirmişti, eczaneyi Sıdıka hanımdan devraldı, sorumlu müdür Artin beyle birlikte çalışmaya devam etti. Anastas, oğlu Andon'u da eczacı kalfası olarak yetiştirdi. Andon eczacı kalfası olarak yaptığı askerliğini bitirdikten sonra, 1951 yılında eczacı Kiryakiçe Püsküloğlu ile tanıştı. Andon ve Kiça, 1953 yılında evlendiler. Artık eczaneyi kendisi yöneten Andon Prokos nezaketiyle Heybeliada'ya nam salmıştı. Eczaneye gelen on yaşın altındaki çocuklara bile, "Buyrun küçük hanım", "Buyrun küçük bey" diye hitap ederdi. 1955 yılında kızları Ekaterina doğmuştu ki, 6-7 Eylül olayları patlak verdi. Teknelerle Heybeliada'ya gelen yağmacılar, adadaki bazı işbirlikçilerin yardımıyla önünde direnen bekçiyi etkisiz hale getirip, eczaneyi ve Prokos ailesinin dükkânın üstündeki evini taşa tuttu. Taşlardan biri henüz kırk günlük olan Ekaterina’nın beşiğine isabet etti ve aileyi çok korkuttu. Prokos ailesi bir şey olmamışçasına yaşamlarına devam etti ve 1957'de kızları Sofia dünyaya geldi. Kızlarını büyüten Andon ve Kiça Prokos, emekliye ayrılıp kışları Atina'da yaşamaya karar verdi. Eczaneyi devrederlerken, baba Anastas Prokos'un Bakırköy'deki Prodromidis'in eczanesinden satın aldığı, 1912 yapımı antika ecza dolapları, ilaç karılan porselen havanlar, damıtma ve tablet gramaj kesme aletleri, antika ocakları; Heybeliada için sahip çıkılması koşuluyla dükkânda bıraktılar. Bu çok önemli kültür mirası, onların ardından bir ilaç firmasının özel koleksiyonuna satıldı.

Kategori Adalılar
Cumartesi, 17 Eylül 2011 00:40

Berber Yani Zurnacaki

Heybeliadalı berber Yani Zurnacaki ufak tefek, çelimsizce bir adamdı ama denize kışın girer, yazın, "Çorba gibi sıcak suya girilir?" derdi... Adada başka berberler de vardı ama o ünlülerin berberiydi. Çocuk tıraşı yapmazdı. Gençler için saçını Yani'ye kestirebilmek; büyümekle eşdeğerdi. Tıraş ücreti belirsizdi. Müşterisinin durumuna, statüsüne göre para alırdı. Öğrencilerden az para alır, okulu bitirip iş tutana zam yapardı. En ünlü müşterisi, yazlarını Heybeliada'da geçiren ve Sadıkbey Plajı'nda denize çivileme atlamasıyla ünlenen Türkiye'nin 2. Cumhurbaşkanı, başbakanı, muhalefet lideri İsmet İnönü'ydü. Adada olduğu sürece İnönü bazen dükkâna gelip tıraş olur bazen de Yani'yi eve çağırırdı. Yani Zurnacaki, koyu bir Cumhuriyet Halk Partiliydi. 1950-1960 yılları arasındaki Demokrat Parti iktidarı süresince esnafın büyük çoğunluğu dükkânlarına Atatürk fotoğrafının yanı sıra o zamanki Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın ve Başbakan Adnan Menderes'in, yani Demokrat Parti liderlerinin fotoğraflarını asardı. Yani'nin dükkânında ise her zaman İsmet İnönü'nün resmi asılı olurdu. Yani Yunanistan'a gitmedi, adada öldü ve adaya gömüldü.
Salı, 20 Eylül 2011 16:02

Şibob Saim

Kravl stilinde yüzücü.
Kategori Adalı Sporcular
Perşembe, 15 Eylül 2011 10:02

Vasiliki Papageorgiou

Cuma, 22 Nisan 2011 09:28

Tarzan Toma Balcı

Toma Valcis, spor sahalarındaki ve sinemadaki adıyla Toma Balcı veya Tamer Balcı, 1952 yılında çevrilen "Tarzan İstanbul'da" filminin başrolünü, yani Tarzan'ı oynamıştı. Daha pek çok filmde oynayan Toma için rollerin en zoru Tarzan'ı canlandırmaktı. Çünkü hayli tüylü olan bedeni bu rol için baştan sona tıraş edilmiş ve yaz boyunca Heybeliada'daki arkadaşlarının takılmalarından ve şakalarından kurtulamamıştı. Toma'nın Tarzan rolü için seçilmesinde oyunculuğu kadar, iki metreye yaklaşan boyu, güçlü, kaslı ve güzel bedeni de etkili oldu, çünkü o ünlü bir sporcuydu. Uzun yıllar Türkiye Atletizm Milli Takımı'nda çekiççi olarak yer aldı, tam 15 kez Türkiye şampiyonu oldu ve 1940-1956 yılları arasında sayısız Türkiye rekoru kırdı. Tüm uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etti ve hep birincilik kazandı.

Toma 1977 yılına kadar filmlerde oynamaya devam etti. Son olarak Cüneyt Arkın'ın başrolünü oynadığı "Hınç" filminde mafya babası Hasan'ı canlandırdı.

Kategori Adalılar
Salı, 20 Eylül 2011 13:33

Doğan Şahin

"Vapurunuz Heybeliada veya Büyükada civarına geldiğinde sizi jet ski'ye binmiş ak saçlı bir delikanlı karşılar. 80 yaşındaki tanınmış iş adamı Doğan Şahin, yaz ya da kış ayırmaksızın vapurunuzun çevresinde hızla tur atar, tehlikeli gösteriler yapar, jet ski'yi denize daldırıp, aniden yukarı fırlatır ve alkışlanır. Limanlar, suyolları, boru hatları inşa etmiş bir mühendis, eşinin aile şirketi Hacı Bekir'i yönetmiş bir iş adamıdır. Ama hepsinden önce deniz tutkunu bir sporcudur. Doğan Şahin, 1950 yılında yüzerek beş saate Büyükada turu attığında 19 yaşındaydı. 1952'de Anadolu Kavağı'ndan denize girip, tüm Boğaziçi'ni boyuna kulaçladı, 4 saat 13 dakikada Kız Kulesi'ne ulaştı ve oradan da Büyükada'ya kadar yüzmeye devam etti. Büyükada'ya ulaştığında yüzmeye başlayalı 13 saat olmuştu. Artık yurtdışındaki maratonlara katılmak, özellikle Manş Denizi'ni yüzerek geçmek istiyordu. Arkadaşları palavra attığını düşünüyorlardı ama o Cumhurbaşkanı Celal Bayar'dan yurtdışında yüzme izni almak için Dolmabahçe'den bir bayrakla denize girdi, 8 saat 15 dakikada Florya'ya ulaştı. Bayrağı Florya Deniz Köşkü'nde kalan Celal Bayar'a verdi ve izni kopardı. Avrupa'da Sen Nehri dâhil pek çok nehirdeki yüzme maratonlarına katıldı, Nil Nehri'nde 10 saat yüzdü. Akdeniz'deki pek çok yüzme maratonuna katıldı ve iyi dereceler aldı. 1961'de de amacına ulaştı: Tam 14 saat 21 dakikada Fransa'dan İngiltere'ye yüzerek Manş Denizi geçti. Bu Manş Denizi'ni geçen Türk yüzücüler arasındaki en iyi dereceydi. Son uzun mesafe yüzüşünü 1987 yılında Sarayburnu-Kınalıada arasında yaptığında 56 yaşındaydı. By-pass ameliyatından bu yana 16 yıldır jet ski'yle yüzüyor."

1931 Yüzme maratoncusu 1952'de Anadolukavağı-Büyükada arasını 13 saatte yüzdü. 1961'de 14 saat 21 dakikada Manş Denizi’ni geçti.

Kategori Adalı Sporcular
Salı, 20 Eylül 2011 13:18

Celal Bey

Heybeliada'nın ilk yüzücülerindendir.
Kategori Adalı Sporcular
Sayfa 1 / 6
Buradasınız: Home Adalar Heybeliada